Abdurrahman Dilipak: Onlar yargıç elbisesi giymiş tetikçilerdir

Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, görevden uzaklaştırılan Şanlıurfa Viranşehir Savcısı Eyüp Akbulut’un akıbetini sordu.

KRONOS 07 Ekim 2021 GÜNDEM

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) yakın çizgide yayın yapan ve “yandaş medya” diye nitelendirelen Yeni Akit gazetesinin yazarı Abdurrahman Dilipak, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını tedbirlerinin hukuksuz olduğunu iddia etti.

Dililpak bugün yayımlanana makalesinde Maske mecburiyeti ve aşı uygulaması hakkında re’sen soruşturma başlattığını ilan etmesinin akabinde görevden uzaklaştırılan Şanlıurfa Viranşehir Savcısı Eyüp Akbulut’un akıbetini sordu.

Dilipak, “Yargıya gelene kadar, yasalar doğru mu, polis doğru mu, şahitler doğru şahitlik ediyor mu, savcı gerçekten lehte-aleyhte bütün delilleri, efradına cami ağyarına mani bir şekilde topluyor mu? Hâkimler gerçekten kılı kırk yararcasına konuyu inceleyip, vicdanlarının sesini dinleyerek mi karar veriyorlar yoksa! Bize ‘adil şahitler olun’ denmedi mi?” diye yazdı.

“YARGI KARARLARI DA HER ZAMAN SAYGIYI HAK ETMEZ”

Viranşehir Savcısı Eyüp Akbulut’a ne olduğunu soran Dilipak, “Adalet saraylarının büyüklüğü o ülkelerde adaletin gücünü göstermez her zaman. Yargıçların çokluğu da öyle. Yargı kararları da her zaman saygıyı hak etmez. Yargı kararları sonuçta yargıçların kararlarıdır. Yargıçlar eğer egemenlerin buyruklarına göre hareket ediyorlarsa, onlar yargıç elbisesi giymiş tetikçilerdir. Yasa her zaman hak olanı korumaz.” dedi.

“BU KİRLİ OYUNUN PARÇASI OLANLAR SANIK SANDALYESİNE OTURACAKLAR”

Savcı Eyüp Akbulut’u “cesur” olarak tanımlayan Dilipak, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) devreye girerek görevden almaması çağrısında bulundu.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dCumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulut: Muhtemelen işimi kaybedeceğim, pandemi genelgeleri hukuki değil

dBeştaş: Ayşe Özdoğan’ın sesini bütün dünya duydu, Türkiye’de ne Meclis, ne yargı duydu

dGergerlioğlu: Ayşe Özdoğan en az üç hastane dolaşmış, nerede olduğunu bulmaya çalışıyorum

 

Dilipak, “Bugüne kadar beklemeleri inşallah hayra alamettir. Çünkü bu DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) rezilliği artık patladı patlayacak. Yarın bu kirli oyunun parçası olanlar sanık sandalyesine oturacaklar. Yargı DSÖ adına karar vermiyor. Yargı doğru bir iş yapacaksa, turistlere serbest olan bir şey nasıl kendi yurttaşına yasak oluyor, onu soruştursun. Zorunlu diye dayatılan bir işlemle ilgili nasıl mecbur tuttuğunuz kişi zarar görürse, sorumluluk kendine ait olsun diye onam alınıyor. Devleti yönetenler, yabancı bir şirketi kendi halkının zarar görmesi karşısında hakkını aramasın diye korumaya alıyor, bunun takipçisi olsunlar.” ifadelerini kullandı.