‘Erdoğan-Putin görüşmesinin içeriğini Türk devleti bilmiyor ama Rus devleti biliyor’

Emekli Büyükelçi Namık Tan: Bu görüşmelerin içeriğini Türk tarafından kimse tam olarak bilmiyor.... Soçi ise Rusya’nın resmî binası. Dolayısıyla konuşmaların bütün ayrıntılarına Türk devlet mekanizması değil, muhatapların devlet mekanizması, onların heyetleri vakıf.

KRONOS 01 Ekim 2021 GÜNDEM

Türkiye’nin eski Washington Büyükelçisi Namık Tan, New York ve Soçi ziyaretlerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘dışişleri kadrolarını dinlemeye tenezzül’ etmemesi nedeniyle başarısız geçtiğini yazdı.

Tan, ‘Eskiden olduğu gibi kurumsal tecrübeye ve hafızaya itimat etseydi… ABD ve Rusya’yı birbirine karşı oynama girişimlerini…  iki tarafın da zafiyet olarak algılayacağını, her ikisinin elinde oyuncak olmamız gibi bir riskin ortaya çıkacağını Sayın Cumhurbaşkanına izah edeceklerdi.’ dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya lideri Putin’le yaptığı görüşmenin içeriğini Türk tarafından kimsenin tam olarak bilmediğine dikket çeken emekli Büyükelçi Tan, ‘Ancak, görüşmelerin yapıldığı mekanlar, karşı tarafların kontrolündeydi.  Dolayısıyla yapılan konuşmaların bütün ayrıntılarına Türk devlet mekanizması değil, muhatapların devlet mekanizması vakıf.’ ifadelerini kullandı.

Emekli Büyükelçi Namık Tan yetkinreport.com’daki yazsısında şunları kaydetti:

Dışişleri Bakanlığının profesyonel kadrolarının öngörülerine, telkinlerine ve değerlendirmelerine epey uzun bir süredir kulak vermeye tenezzül etmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğal olarak bütün bu işaretleri gereği gibi okuyamadı.

Eskiden olduğu gibi kurumsal tecrübeye ve hafızaya itimat etseydi, örneğin Biden’ın, Trump zamanında olduğu gibi kişisel zeminde ilişki yürütmek istemediğini Dışişleri Bakanlığı memurları kendisine anlatacaklardı. ABD’nin dış politikasında Orta Doğu’nun artık önceliğe sahip olmadığını belirteceklerdi. Biden’ın Kongre’nin baskısı altında bunaldığına işaret edeceklerdi.

ABD ve Rusya’yı birbirine karşı oynama girişimlerinin ters tepeceğini, aksine iki tarafın da bunu bir zafiyet olarak algılayacağını, neticede her ikisinin elinde oyuncak olmamız gibi bir riskin ortaya çıkacağını Sayın Cumhurbaşkanına izah edeceklerdi. Bu tür girişimlerin hem ABD hem Rusya nezdinde elimizin zayıf olduğu algısını yaratacağını mutlaka vurgulayacaklardı.

Oysa, dış politikamızın oluşturulmasında artık kurumların herhangi bir rolü kalmadı. Bütün kararlar kişisel zeminde alınıyor. Hatta, görüşmeler de baş başa yapılıyor. Nitekim, Biden ile Brüksel’de, Putin ile son olarak Soçi’de yapılan görüşmeler baş başa cereyan etti. Hatta, Soçi’ye ne Dışişleri ne Savunma Bakanı götürüldü.

Bu görüşmelerin içeriğini Türk tarafından kimse tam olarak bilmiyor. Ancak, görüşmelerin yapıldığı mekanlar, karşı tarafların kontrolündeydi. 14 Haziran görüşmesi ABD’nin Daimi Temsilciliğinde yapıldı. Soçi ise zaten Rusya’nın resmî binası. Dolayısıyla yapılan konuşmaların bütün ayrıntılarına Türk devlet mekanizması değil, muhatapların devlet mekanizması, onların heyetleri vakıf.

Bizden söylemesi.